Kemençenin güzel yüzü

kemencenin-guzel-yuzu26 Nisan 2014 tarihinde Samsun TEGV Eğitim Parkı’nda Kemençe sanatçısı Berrin Yalman ile röportaj yaptım.

İlk olarak bize kendinizden bahseder misiniz?

1981 Samsun doğumluyum. Samsun’da müzik eğitimi almaya başladım. Usta isimlerden ders aldım. Sonra büyükler korosuna dahil oldum. Ve böylece müzik tam anlamıyla hayatıma girmiş oldu. İdealim müzik öğretmeni olmaktı. 1999 yılında Müjdat Gezen Sanat Merkezi’nde klasik müzik eğitimi almaya başladım. Melahat Pars, Saldun Aksut gibi çok önemli ve duayen isimlerden müzik eğitimi alarak müzik hayatıma devam ettim. 2002 yılında Ege Üniversitesi Devlet Konservatuarı Temel Bilimler Bölümünü kazandım. Sonra klasik kemençeyle tanıştım. Birçok müzik türünde eğitim aldım. 2009 yılında Samsun’da Devlet Konservatuarı’nda ses sanatçısı olarak çalışmaya başladım. Çalışmalarım hala devam ediyor.

Ne kadar zamandır müzikle iç içesiniz?

11-12 yaşından itibaren müzikle ilgileniyorum. Yani 20 yıldır müzikle iç içeyim. Şarkı söylüyorum, klasik kemençe çalıyorum. Ritim gönüllüsü olarak etkinliklere devam ediyorum.
Bize çalmış olduğunuz müzik aletinden, onun özelliklerinden bahseder misiniz?
Bildiğimiz Karadeniz kemençesinden farklı bir müzik aleti. Üç telden oluşuyor, tırnak baskısıyla tırnakla teli iterek çalınıyor. Bundan dolayı tırnaklarının kısa olması ve oje sürmemen gerekiyor ve bu bana bir bayan olarak zor geliyor. Sazımı çok sevdiğim için bunlara katlanmak zorundayım.

Sizin için klasik kemençeyi diğer enstrümanlardan ayıran özellik nedir?

Diğer enstrümanlara göre sesi bence daha güzel daha puslu insan sesine daha yakın ve beni daha iyi ifade ettiğini düşünüyorum.

Sadece tırnak ile çalınması sizi zorluyor mu?

Okul döneminde beni zorladı. Çok zorlandığım zamanlarda enstrümanımı duvara atasım geliyordu ama üzerine düştükçe başarmaya başladım. Bu her konuda böyledir.