Uzun Bir Aradan Sonra Pınar Ablamızla Tekrar Bir Aradaydık

Geçtiğimiz dönemde Yeniköy Öğrenim Birimi’nde gönüllü olarak bize drama eğitimi veren Pınar Deniz ablamıza davetimizi kırmayıp bizimle röportaj yapmaya geldiği için çok teşekkür ederiz. Bizim için çok eğlenceli bir gün oldu.

IMG_2667

Nerelisiniz?

Mardinliyim.

Eğitim hayatınız nedir?

Liseyi Vehbi Koç’ta, üniversiteyi ise İstanbul Üniversitesi’nde okudum.

Kaç yıldır TEGV gönüllüsüsünüz?

Aktif olarak 3 yıldır gönüllüyüm. Bir yıl ara verdim, onunla beraber 4 yıldır TEGV gönüllüsüyüm.

En büyük hayaliniz nedir?

Ben çocukları çok seviyorum. O yüzden de en büyük hayalim tüm dünyada aktif olan bir çocuk

kurumu kurmak.

Hobileriniz nelerdir?

Hayal kurmayı, müzik dinlemeyi ve gezmeyi çok seviyorum. Bütün dünyayı gezmek istiyorum. Durmayı çok seviyorum. Hiçbir şey yapmadan durup hayal kurmayı. Koşturmayı hiç sevmiyorum.

Fobileriniz var mı? Varsa nelerdir?

Küçük böceklerden çok korkuyorum. Büyük hayvanlarla hiçbir sıkıntım yok ama küçük böcekler üstümde yürüdüğünde tedirgin oluyorum.

Hiç birisi canınızı kurtardı mı?

Çok küçüktüm, ablamla Yeniköy’e doğru giderken denizde yüzenlere bakıyordum ve denize düştüm. Bir kadın kurtarmıştı beni sağolsun kim bilmiyorum, teşekkür ediyorum buradan.

En sevdiğiniz yemek nedir?

Yemek yemeyi çok seviyorum, hiç yemek ayırmıyorum. Tatlı hayatımın tek düşmanı! Bir kalıp keki yiyebilirim ama siz yemeyin tabi ki. Abur cubur yememeye çalışıyorum, onlar çok zararlı.

İlk ne zaman oyuncu olma kararı aldınız?

Müzik dinlerken hep hayal gücümde o şarkının klibinde oynardım. Film izlerken sevdiğim karakterlerin yerine kendimi koyardım. Bazen denerdim rol yapmayı ama çekingendim çok göstermezdim. Yengem beni ajansa yazdırdı. Sonra ben eğitim alacağım dedim ve Akademi 35.5’a yazıldım. Aslında oyuncu olmalı mıyım olmamalı mıyım derken son 1 yılda aldığım eğitimden sonra, tamam ben bu işi galiba hayatım boyunca yapacağım dedim.

Neden oyunculuk?

Hissetmek duygusunu çok seviyorum. Sanat dışında hissedilebilen bir meslek olduğunu sanmıyorum. İnsanların duygularını çok merak

ediyorum. Meraktan doğuyor aslında. O merakı gidermek, her şeyi bilmek istiyorum.

Mesleğinizi yaparken eğleniyor musunuz?

Çok eğleniyorum. Hayatta en çok zevk aldığım şey bu şu anda. Oynamak çok güzel. Aslında sizin oynadığınız oyunla benimkinin arasında bir fark yok. Siz nasıl saklambaç oynarken zevk alıyorsanız ben de öyle zevk alıyorum.

Şimdiye kadar kaç dizide rol aldınız?

Sil Baştan, Beyaz Yalan, Günebakan ve Vatanım Sensin olmak üzere dört dizide ve bir de Murat Dalkılıç’ın klibinde oynadım.

Dizilerde hangi rolleri oynadınız?

İlk dizim Sil Baştan’da sert mizaçlı birini, Beyaz Yalan’da hırsları olan, Günebakan’da saf ve hayata pembe gözlüklerle bakan bir kızı oynadım. Şu an Vatanım Sensin’de ise hırslı, sadece sevilmek isteyen ve amacına ulaşmak için her şeyi yapabilecek bir kızı oynuyorum.

Yaptığınız için pişman olduğunuz bir iş var mı?

Çok seçiciyim. Sırf para kazanmak ya da şan şöhret için bir işi yapmam. Şu anki kafamla düşünmüyorum aslında. O an yaptıysam öyle olması gerekiyordur diye düşünüp pişmanlık duymamaya çalışıyorum.

Dizi çekimleri sosyal hayatınızı etkiliyor mu?

Engelleme demeyeyim de ben çok içinde olduğum için kafam hep orada oluyor. O yüzden de bir engelleme oluyor. Haftalık program belli

olduğunda çok sorun olmuyor. Kendimi ona göre ayarlıyorum, ama olmadığında sorun olabiliyor.

Dizideki hayatınızı mı yoksa gerçekteki hayatınızı mı daha çok seviyorsunuz?

İkisini çok birleştiremem. Birbirlerine fazla benzemiyorlar. O bir karakter, o kendi hayatından ben de kendi hayatımdan sorumluyum.

Çekimler sırasında hiç iş kazası yaşadınız mı?

Beyaz Yalan’da araba sürmem gerekiyordu ve gaza fazla bastım. Neyse ki bir şey olmadı.

Hiç ağlama rolünüz oldu mu? Olduysa nasıl ağlıyorsunuz?

Çok oldu, özellikle bu dizide. Genellikle karakterin durumunu düşünüyorum ve ağlıyorum.

Hiç sinirinizi bozan bir rol oldu mu?

Şu an oynadığım dizide bazı sahnelerde çok etkileniyorum. Ben Milli Mücadele Dönemi ve Atatürk Dönemi’ni çok seviyorum. O yüzden de benim karakterim biraz umursamaz olduğu için Pınar olarak çok sinirleniyorum ama Yıldız olarak hak veriyorum.

Şimdiye kadar oynadığınız en zor sahne hangisiydi?

Mustafa Sami’nin ölüm sahnesinden çok etkilenmiştim. Birinin ölümü var ortada. Bir de kardeşimin idam sahnesinden psikolojik olarak çok etkilenmiştim.

Gerçek hayatta korktuğunuz bir şey rol olarak önünüze gelirse ne yaparsınız?

Rol için yaparım. O korkumu aşmaya çalışırım.

En fazla kaç saat çekim yaptınız?

Bizim set çok insani bir set. 12 saati aşmamıştır.

Tokat sahnesi çekilirken gerçekten tokat atılıyor mu?

Ben duyguyu getirdiği için o an karakter yerde sürükleniyorsa sürüklenmeyi, tokat atılıyorsa gerçekten atılmasını tercih ediyorum. Sahne içinde çok bir şey hissetmiyorum, sonrasında acıyı fark ediyorum.

Bir sahneyi en fazla kaç kere çektiniz?

Sahne ne kadar kalabalıksa o kadar çok çekiyoruz o sahneyi. Bazen hiç ses olmaması gerekirken mesela uçak geçiyor ve sahneyi tekrar çekmemiz gerekiyor. 16 kere ağlama sahnesini tekrarladığım oldu.

Çekimlerde sizi engelleyen şeyler var mı?

Sahne çekildiğinde etrafın sessiz olması gerekiyor. Mesela yine ağladığım bir sahne vardı, kuşlar fazla öttüğü için o sahneyi tekrar çektik. Bu gibi şeyler engelleyebiliyor.

Kendinizi izliyor musunuz?

Bazen izlemiyorum. O sahnede sorun yaşadıysam, kötü olduğunu düşünüyorsam izlemek istemiyorum ama kendimi eleştirmek için izliyorum.

Peki nerede izliyorsunuz?

Bazen dizi yayınlandığı esnada sette oluyorum ama değilsem ve olduğum yerde televizyon varsa orada izliyorum.

Dizide evin yanma sahnesinde ev gerçekten yandı mı?

Evin çok küçük bir yerini yakıp bilgisayarda o yangını büyütüyorlar.

İçinde kan olan sahneler nasıl çekiliyor?

Kan gibi görünen boyalarla yapılıyor ya da sonradan bilgisayar yardımıyla kan varmış gibi gösteriliyor.

Oyunculuktan başka bir meslek yaptınız mı?

Satış danışmanlığı yaptım iki ay boyunca, insanlarla olan iletişimimi görmek için. Üniversitede reklamcılık okudum ben, o zaman staj yaptım.