Anadolu Feneri’nin Mavvi’si

IMG_4937 (Medium)Köy,  Anadolu Feneri adını, içinde tüm heybetiyle yükselen Fener’den alıyor. Cenevizlilerin inşa ettiği Fener’in yapım tarihi 1648 olarak biliniyor. Köydeki, Fener’in hemen yanında gözüken ulu minaresiyle duran camisi ise 100 yıllıktır. Anadolu Yakası’ndaki boğazın Karadeniz’e açılan noktası olarak tanımlanır Anadolu Feneri.

IMG_4956 (Medium)Tam karşı kıyıda ise, tüm ihtişamıyla Rumeli Feneriyle selamlaşırlar tarih boyunca. Gemilere yol gösterip, deniz trafiğini düzenlerler.1600’lü yıllarda Ahıska’dan göç etmiş Türklerden oluşan köy halkından, bugün yaklaşık 500 kişi yaşıyor Fener’de.  Hafta sonları ve tatil günleri özellikle güzel havalarda köyün nüfusu bir anda artıyor. Hatta trafik bile kilitleniyor.Biz, çevremizi gezelim etkinliğimizde Anadolu Feneri’ne geldik. Burada tam köyün girişinde mavi kapısı, kapısında sakince yatan kedileri, köpekleriyle bizi Mavvi Kapı kafe karşıladı. Leyla Soysal ve eşi Ali Soysal, 27 yıldır burada yaşıyor. İlk zamanlar sadece tatil amaçlı geldikleri Anadolu Feneri’ni o kadar sevmişler ki, bir süre sonra şehir yaşamından ayrılıp burada yerleşik düzene geçmişler. 2.5 yıldır da Mavvi Kapı kafeyi işletmeye başlamışlar.

IMG_4945 (Medium)

“Maviyle içi içe olan bir yaşamda kafemizin adının mavi olması kaçınılmazdı bizim için” diyor Leyla hanım. Şimdilerde, köye gelen yerli ve yabancı turistleri özellikle hafta sonları leziz kahvaltısıyla ağırlayan kafe, aslında Fener’in eski ekmek fırınıymış. 1909 tarihinde inşa edilmiş olan tarihi fırın, kitabesi ve tarihi dokusu korunarak aslına uygun olarak 5 yıllık zorlu bir süreçte yenilenmiş. Mavvi Kapı Anadolu Feneri’nin en şık binası. Bu sevimli ve şirin kafenin iç dekorasyonunda kullanılan birçok malzeme,  Leyla Hanım ve eşinin aile yadigarı birbirinden kıymetli eşyaları. Sizin de, bir gün yolunuz buraya düşerse muhakkak Mavvi Kapı’ya uğrayın. Çok güzel keklerinden yiyip, meyve sularından için bizim yaptığımız gibi.