Lüfer Nereye Gitti?

POYRAZ2 (Medium)Bu yıl başta lüfer ve hamsi gibi balıkları daha az yiyebiliyoruz. Balık azaldıkça fiyatları da yükseliyor. Lüferin kilosu 250 liraya kadar çıkınca altının fiyatıyla yarışıyor. Peki balıklarımız nereye gitti? Renkli Kalemler olarak Beykoz’un ve İstanbul’un en eski balıkçı merkezlerinden Poyrazköy’de bir balıkçı kahvehanesinde kaybolan balıkların peşine düştük.

poyrazköy2 (Medium)

Yine ailece bir akşam yemeğine daha oturmuştuk. Bir yandan sohbet ediyor, bir yandan da televizyonda haberleri izliyorduk. Bir anda hepimiz televizyona döndük. Haber, “Boğaz’ı en ünlü ve sevilen balıklarından Lüfer ’in kilosu 250 liraya ulaştı ve altınla yaşıyor” diyordu. Beykoz’da yaşayan ailelerin sofralarının vazgeçilmez yemeği balıklar bu yıl pek görünmüyordu. Balıkçılar denizden çok az balıkla dönüyorlardı. Babam, “balık az çıkınca fiyatı da çok yükseldi” dedi. Renkli Kalemler olarak bu konunun peşine düşmeye karar verdik. Konuyu araştırmak üzere yüzyıllardır balıkçılık yapan Poyraz Köyü’ndeki yaşlı ve deneyimli balıkçıların yanına gittik.

Poyraz’ın altı yüzyıl önce kurulduğu söyleniyor. Cenevizliler, Bizanslılar ve Osmanlı dönemlerini görmüş bir köy. Poyraz’da yaşayanlar çoğunluklar balıkçılık yapıyorlar. Poyraz’a gittiğimizde bir balıkçı kahvehanesinin yolunu tutuyoruz.

45 yıl balıkçılık yapan Eyüp Kaptan’a balıkların neden bu yıl çok azaldığını öğrenmek için sorularımızı sormaya başlıyoruz:

POYRAZ3 (Medium)Bize kendinizi tanıtır mısınız?

Adım Eyüp Kaptan. Aslen Rizeliyiz biz. Babam Rize’de doğmuş sonra buraya yerleşmiş ailesiyle birlikte. Ben burada doğdum, büyüdüm. Yaklaşık 100 yıldır Poyraz Köylüyüz.

Ne iş yapıyorsunuz?

45 yıldır balıkçılık yapıyorum. Mesleğimiz dededen kalma, dedem ve babam da balıkçıydı. Çok zor bir iş balıkçılık köyümüzün en önemli geçim kaynağı balıkçılıktan gelir. Eskiden köyün tüm erkekleri balıkçılık yapardı ama şimdilerde bir kısmı balıkçı, bir kısmı kaptanlık yapıyor bunun sebebi de, denizde balığın azalması.

Bu yıl balık çok azaldı deniliyor, nedeni nedir?

Bunun birkaç sebebi var. Uzun süredir aşırı avcılık var. Bu denizlerde balığı bitirme noktasına getirdi. Bir de şöyle düşünün çocuklar. Balık nerede olur? Elbette denizde. Yani biz denizi yeteri kadar koruyamazsak balık ne olur? Göç eder, gider bizim denizlerimizden. Denizler kirlenince balıklar nefes alamaz ve başka yerlere doğru gitmeye başlarlar. Balıklar kış mevsimi gelince sıcak sulara gitmek ister. Sıcak su denizin yüzeyinden alt tabanındadır. 25 metre derinlikten sonrası. Biz ona kanal deriz. Balıklar kışın ancak bu sıcak kanallarda yaşarlar. Soğukta başka yaşam yeri yok. Siz denizleri kirletirseniz, bu derinlikte yaşama ortamı kalmıyor. Başka denizlere gidiyor veya soyu tükeniyor.

Aşarı avlanmanın önüne geçilemiyor mu?

En büyük mesele bu. Aşırı avlanmanın en büyük zararı küçük balıkların avlanması. Balıkları küçük balık olarak tutarsanız, büyümez ve nesli hızla tükenir. Yani büyüyüp yumurtlayıp daha çok balık üretemez. Bunun için hem balıkçılara hem balıkları yiyen sizlere görev düşüyor. Belirli santimlerden küçük balıkları yememeliyiz. Lüfer bunun en iyi örneği diyebilirim. Yavru iken lüfere “çinekop” diyoruz. Biraz büyüyünce “sarıkanat” diyoruz. Çinekop iken avlamazsak aslında büyüyüp lüfer olabilirler. Daha çok üreme şansları olur. Lüfer bollaşacağı için fiyatı da düşerek herkesin yiyebileceği bir hale gelir.

Lüferin kilosu altın fiyatına geldi diye haberler bu nedenle mi çıkıyor?

Tabii ki. Bu yıl lüferin kilosu 250 liraya kadar çıktı. Çünkü denizde yok, avlanamıyor. Az sayıdaki lüferin kilosu da bu nedenle yükseliyor.

IMG_4917 (Medium)

 “Balıkçılık Zor Bir Meslek”

Beykoz’un en eski balıkçılarından biri olan Eyüp Kaptan balıkçılık mesleği hakkında şunları söyledi: “Balık zamanı 1 Eylül’de başlar, 15 Nisan’da biter. Bu tarihten sonra balıklar yumurtlama dönemine geçer. Balıkçılık çok güzel ama zor bir meslek, sabır, sorumluluk gerektiriyor. Şartları ağırdır. 20 kişiyle denize açılıyorsun, günlerce balığı arıyorsun. Ağ sarıyorsun, bunu çekiyorsun, çalışıyorsun, çalışıyorsun… Zor bir iştir. Ben 45 yıl balıkçılık yaptım. Eskiden daha zordu, şimdi teknoloji sayesinde balığı bulmak kolaylaştı. Sonar cihazıyla balığı bulabiliyorsunuz. Ama eskiden geceleri “yakamoz” denilen denizin üzerindeki parıltıları takip ederdik. Gündüzleri de “oynak” dediğimiz denizin üzerindeki farklı hareketlilikleri izlerdik. Karadeniz, Marmara, Ege, Akdeniz dört tane denizimiz var. O kadar güzel ülkemiz var ki, dünyada başka dört denizi olan ülke yoktur.

1_ObieW81NjEcHKhdfqLkA9w (Medium)

 

Eyüp Kaptan, “Bütün denizlerde hamsi olur, ama en lezzetlisi Karadeniz’de olur.” diyor.

Boğazda bu mevsimde en iyi balık lüfer, çinekop ve kalkan balığı.

 

Çinekop’u Koruyalım ki Lüfer Yiyebilelim

Bu yıl fiyatı birçok ailenin alıp yiyemeyeceği kadar yüksek olan lüfer için en önemli konu yavruyken avlanmasına engel olmak. Lüferin yavru haline çinekop deniyor, biraz büyü- yünce sarıkanat ve sonra lüfer oluyor. Eğer çinekop iken aşırı avlanmazsa büyüyünce herkes lüfer yiyebilir.