Mehmet Asaf Aras’tan Büyük Destek

Resim3

Mehmet Asaf Aras, baba yadigarı evinin kapılarını TEGV’e açtı.

2002’den bu yana TEGV’e büyük destek olan kıymetli büyüğümüz Sayın Mehmet Asaf Aras, baba yadigarı evinin kapısını çocuklara açtı. Savur’un ileri gelen ailelerinden olan Savur’a birçok katkıda bulunan Mehmet Asaf Aras ile bir röportaj gerçekleştirdik. Aras, “ Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı Savur Öğrenim Birimi Abdülgani Aras Etkinlik Merkezi’ni ziyaret ettiğimde oradaki çocukların yaşadığı coşkuyu görmek beni en çok heyecanlandıran şey. Kendi çocukluğumu özlemek ve tekrar çocuk olmayı arzulamak inanılmaz bir duygu” diye konuştu.

Asaf Bey, bize kendinizden bahseder misiniz?

1950 Savur doğumluyum. İlk ve orta öğrenimimi Savur’da tamamladım. Daha sonra Diyarbakır Gökalp Lisesi’nden 1966 yılında mezun oldum. Ankara üniversitesi Hukuk Fakültesini bitirdikten sonra cumhuriyet savcısı olarak yurdun birçok yerinde görev yaptım. 1988 yılında noter olarak yeni bir mesleğe başladım. 2015 yılında emekli oldum. Benim de hissedarı olduğum aile şirketinde çalışmalarıma devam ediyorum. Evliyim, iki erkek, bir kız babasıyım. Dünyalar güzeli iki erkek, iki kız torunum var.

Hayatınızda sizi etkileyen insanların size verdiği katkılar nelerdir?

Bana hayatımda en çok destek veren tabi ki eşim, daha sonra çocuklarım. Eşim doğrularımla yanlışlarımla daima yanımda olmuştur. Yaptıklarımı canı gönülden ve itirazsız desteklemiştir. Her zaman yanımda olan birine ancak minnet duyulur. Çocuklarım da öyle. Benim için yapmayacakları şey yoktur. Beni bugünlere erdiren yüce Allah’a şükürler ediyorum.

Sizce yaşadığımız dünyayı güzelleştirebilmek için nasıl bir değişimin parçası olmalıyız?

İmkânları olanların olmayanlara katkıda bulunması ne kadar güzel bir duygudur.

Savur’da yaptırdığınız cami ve taziye evi dışında başka ne gibi hayır işlerinde bulundunuz? Başka çalışmalarınız da var mı?

Tabi ki var, ama ben yapılan hayırların ve iyiliklerin gizli yapılmasından yanayım. Yaptığım birçok hayır işini sessiz sedasız yaptım. Memleketimin ihtiyaçlarını karşılamasına dikkat ederek elimi taşın altına koymaya çalışıyorum. Yaptığımız hayırlar Allah rızası için yapıldığına göre Allah’ın bilmesi yeterlidir. İnsanların bilmesini istiyorsanız o zaman karşılığını dünyada görüyorsunuz. İnsanlar “Bunu şu kişi yaptı.” diyorlar. Bazıları bundan mutlu oluyor. Böyle yapanlara da saygı duymalıyız, neticede toplum için güzel bir şey yapmış oluyor ve birçok insana örnek olabiliyorlar.

Çocukların eğitimine verdiğiniz destek çok kıymetli. Süreç nasıl gelişti, nasıl karar verdiniz?

TEGV’in çalışmalarını basından takip ediyordum. TEGV Savur’da bina arıyormuş, konuştukları hemşerilerim benim yardımcı olabileceğimi söylemişler. Bunun üzerine bir TEGV görevlisi beni ziyaret etti ve binayı istedi. Hiç tereddüt etmeden vereceğimi söyledim. Yasal prosedür tamamlandı ve prosedürü 2002’de faaliyete geçirdik. Bu kadar güzel bir hayır işine olumsuz yanıt veremezdim. Yaşadığımız dünyayı güzelleştirmek adına herkesin katkı sağlayabileceğini düşünüyorum. Eldeki imkânları toplum yararına kullanabilirsek mutlak surette topluma katkıda bulunmuş oluruz. Kimi parasıyla kimi emeğiyle katkıda bulunabilir. Yeter ki katkıda bulunma azmimiz olsun. Gerisi kendiliğinden gelir.

TEGV organizasyonu içinde sizi en çok heyecanlandıran şey nedir?

Beni en çok heyecanlandıran şey, Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı Savur Öğrenim Birimi Abdülgani Aras Etkinlik Merkezi’ni ziyaret ettiğimde oradaki çocukların yaşadığı coşkuyu görmek. Kendi çocukluğumu özlemek, tekrar çocuk olmayı arzulamak inanılmaz bir duygu.