Tarih Kokan Dillerin ve Dinlerin Diyarı Mardin

mardin

Bir dağın tepesinde kurulmuş Yukarı Mezopotamya’nın en eski şehirlerinden biri olan Mardin, yüzyıllardır farklı kültürlere ev sahipliği yapmıştır.

M.Ö 4500’den başlayarak klasik anlamda yerleşim gören Mardin; Subari, Sümer, Akad, Babil, Mitaniler, Asur, Pers, Bizans, Araplar, Selçuklu, Artuklu ve Osmanlı Dönemi’ne ilişkin bir çok yapıyı bünyesinde harmanlayabilmiş önemli bir açık hava müzesidir. Mardin’in tarihi yerlerinin bir kısmını birlikte tanıyalım.

Mardin Kalesi

10.yüzyılda Hamdaniler tarafından inşa edilmiştir. Mardin’e hâkim bir manzaraya sahip kalenin özelliği, doğal kaya üzerine çok az eklentilerle sağlam bir hale getirilmiş olmasıdır.

Ulu Cami (Cami-i Kebir)

Mardin’deki camilerin en eskisidir. Altı paye üzerine oturan kubbe bütün mekana hâkimdir. Çapraz tonozlu revaklardan yalnız kuzeyde beş bölüm kalmış diğerleri kaybolmuştur. Burada revaklar arasında küçük bir eyvan dikkati çeker. Minaresi, Artuklu Hükümdarı Kudbeddin İlgazi zamanında inşa edilmiştir (1176).

040620132232

Deyrülzeferan Manastırı

Mardin ilinin 3 km. doğusunda bulunmaktadır. Yukarı Mezopotamya’nın tarihi yapıtlarından ve en tanınmış olanlarından biridir. Süryani Kadim cemaatinin dini merkezidir. Manastır, 4. yüzyılda kurulmuştur. O dönemden kalma mozaikler bugün de görülebilmektedir. Çeşitli devirlere ait üç ibadethane mevcuttur. Canlı bir tarih görünümünde olan manastırın en önemli özelliklerinden biri de içinde 52 Süryani Patriğinin mezarlarının bulunmasıdır.

indir

Zinciriye Medresesi

Melik Necmeddin İsa tarafından yaptırılmıştır. “Sultan İsa Medresesi” adı ile de tanınır. Timur ve ordusuyla mücadele etmiş olan Melik İsa bir süre bu medresede hapsedilmiştir. Girişindeki taş işlemeler ve dilimli kubbeleriyle dikkat çeken medrese iki avlulu ve iki katlı olup, avluların dışında kalan mekanlar iyice yayılmıştır. Medresede Sultan İsa Türbesi ve birçok eski kitabe mevcuttur. Medrese aynı zamanda rasathane olarak kullanılması dolayısıyla yüksekte kurulmuştur. Bu yapı, geçmişte müze olarak da kullanılmıştır.

images

Kasımiye Medresesi

700 yıllık tarihe sahip mükemmel mimari yapısıyla, nakış nakış süslenmiş, Kasımiye Medresesi’nin her köşesi ilim ve irfan kokar. Orada hem dini ilimler hem fenni ilimler icra edilmiştir. Medrese duvarlarında astronomi ve tıp bilimine ait simgeler mevcuttur. Artukoğulları zamanında yapımına başlanmış olup, Akkoyunlu hükümdarı Cihangir’in oğlu Sultan Kasım tarafından tamamlanmıştır. Rivayetlere göre Kasım Paşa burada katledilmiştir. Rivayete göre, Kasım Paşa’nın kız kardeşi, Kasım Paşa öldüğünde kanlı gömleğini ağıtlar eşliğinde eyvanın duvarlarına sürmüştür. Hala o duvarlara su döküldüğünde duvardaki kan izleri belli olmaktaymış. Duvarlardaki kan izlerinin bunlara ait olduğu söylenir. Yine rivayetlere göre medresenin avlusundaki havuzda akan su tasavvufi bir betimlemeyi saklıyormuş. Suyun akışı, doğumdan ölüme kadar insan hayatını ve sonrasını simgelermiş. Çeşmeden çıkan su doğumu, döküldüğü yer gençliği, ince uzun oluk olgunluğu ve suların bir havuzda toplanması ise ölümü temsil eder. Daha sonra bu su kanallarla toprağa dökülür ve bu da topraktan tekrar can bulur.

23707014