Judo’nun melek yüzleri


judonun-melek-yuzleri“Down Sendromu (DS), bir hastalık değil genetik bir farklılık, bir kromozom anomalisidir. En basit anlatımı ile sıradan bir insan vücudunda bulunan kromozom sayısı 46 iken DS’lu bireylerde bu sayı üç adet 21. kromozom olması nedeniyle 47 olmaktadır. İlimizde yaklaşık 300 Down sendromlu çocuğun olduğu düşünülmektedir.”

 

Samsun, Spor, Eğitim ve Tanıtma Vakfı (Sam-Sev) tarafından hazırlanan ve Orta Karadeniz Kalkınma Ajansı’nın (OKA) “Dezavantajlı Gruplara Yönelik Sosyal İçerme Mali Destek Programı” kapsamında desteklenen “JUDOWN-Down Sendromlu Çocukların Judo Eğitimi İle Rehabilitasyonu” adlı proje 21 Mayıs 2013 tarihinde imzalanan sözleşme ile Türkiye’de ilk defa uygulanmaya başladı.

Yaklaşık bir yıldır Samsun’da başarı ile uygulanan bu harika projenin gazetemizde kesinlikle yer alması gerektiğini düşünerek Renkli Kalemler ekibi olarak toplanıp bir cumartesi günü JUDOWN’a gittik. İlk olarak proje koordinatörü Alp Arslan Bey’den proje hakkında bilgi aldık.

Proje hakkında bilgi alabilir miyiz?

Proje geçen sene Orta Karadeniz Kalkınma Ajansı’nın açmış olduğu bir çağrı üzerine ortaya çıktı. Judo eğitmenimiz Serkan Hoca projeyi bize getirdi. Projenin vakıf olarak bize uygun olduğuna karar verdik. Çünkü SAM-SEV olarak spor da vakfımızın faaliyetleri arasında. Projemize 10 kız, 20 erkek olmak üzere 30 Down sendromlu arkadaşla başladık. Cumartesi ve Pazar günleri saat 12.00-14.00 arası Atakum DSİ Spor Salonu’nda çalışmalarımızı sürdürüyoruz.

Zorlukları var mı?

Zorlukları çok. Çünkü biz ilk defa olduğu için bilmediğimiz bir hedef kitle ile beraberiz. Down sendromu nedir, nasıl davranır, duyguları nasıl geçiş yapar bunların hiçbirini bilmeden biz bu
projeye hazırlandık. Zaman içerisinde bu arkadaşların huylarını, tepkilerini, onları nasıl yönlendirebileceğimizi, onlara nasıl davranmamız gerektiğini öğrendik. Çocuklar yeri geldiğinde anlık tepkiler verebiliyorlar. Anlık sevinç veya üzüntü gösterebiliyorlar.

Peki projenin devamı gelecek mi? Yoksa bitecek mi?

Sam-Sev olarak bunun devamını getirmek çok zor. Hedef kitlemiz sadece Down sendromlular olmadığı için vakıf olarak bunu finanse edebilmemiz zor. Ama Spor Bakanlığı veya Aile Bakanlığı’nın bu proje çıktılarını doğru değerlendirerek sürdürülebilir hale getirilmesini diliyoruz. Bu herhangi bir STK ile senelerce sürdürülebilecek bir organizasyon değil. Çünkü giderleri çok. Burada ortaya koymaya çalıştığımız şey şu: Down sendromlu çocuklar judo ile rehabilite edilebiliyor. 19 Mayıs Üniversitesi psikiyatri hekimleri bize bu yönde olumlu bir rapor verirse bunu biz direk az önce konuştuğumuz bakanlıklara sunmayı arzu ediyoruz. Türkiye’nin her tarafında uygulanabilir hale gelmesini istiyoruz. Biz bu işi yaparken sadece 30 çocuğu birbirleriyle eğitmiyoruz.

Projeye ne zaman başladınız?

Geçen sene Mayıs ayında. 1 yıllık bir proje. Projenin antrenörü Sadettin Ekinci ile de ufak bir röportaj yaptık…

Hocam, kaç yıldır bu mesleği yapıyorsunuz?

Ben beden eğitimi öğretmeniyim ayrıca antrenörlüğü de 20 yıldır yapıyorum. Şu an öğretmenliğe devam ediyor musunuz? Evet, beden eğitimi öğretmenliğine devam ediyorum, hafta sonları da buradayım.

Nelerle karşılaşıyorsunuz? Değişimi görüyor musunuz?

Judonun özelliği; hem zihinsel hem fiziksel kuvvetlere etkisi olan bir spor olmasıdır. Bu çocuklara da bu yönde etkisi olduğu için değişimi görmek zor değil. Konuşmaları değişiyor, davranışları değişiyor, disipline giriyor. Özellikle kas güçlerinde gelişme oldu. Hareket kabiliyetleri çok azdı, arttı.

İlk geldiklerinde daha mı sakin ve sessizdiler?

Konuşmayan vardı. İletişime açık değildiler. Sorularımıza cevap alamıyorduk. Peki Samsun’da başka antrenörler var mı bu işe gönül verecek? Aslında Samsun değil Türkiye’de, dünyada bile böyle organize olmuş down sendromlu judo eğitimi pek yok. Hollanda’da bir çocuk var siyah kemer almış. Ama böyle grup şeklinde yok.