Eğlenerek Öğreniyoruz

Türk Eğitim Gönüllüleri Vakfı 23 Ocak 1995’te Suna Kıraç tarafından kurulup günümüze kadar varlığını sürdürmektedir. Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı’nın Türkiye genelinde toplam 63 öğrenim birimi bulunmaktadır. İzmir genelinde ise 4 tane öğrenim birimi vardır. Bunlar; Çiğli Eğitim
Parkı, Gümüşpala Öğrenim Birimi, Eşrefpaşa Öğrenim Birimi ve Egekent Öğrenim Birimi’dir. TEGV bugüne kadar 3 milyonu aşkın çocuğa ulaşmıştır ve eski çocuklar bugünün gönüllüleri olmuştur.

Bu öğrenim birimlerine 6-14 yaş arası çocuklar katılabilirler. Öğrenim birimlerinde Tasarım ve Beceri Atölyeleri, Fen, Matematik, İngilizce, Türkçe, Sosyal Bilgiler, Sanat Atölyeleri, Özgür Atölye, Duygusal Öğrenme Atölyesi, Okuyorum Öğreniyorum Atölyesi ve Drama Atölyesi bulunmaktadır. TEGV’e gelen çocuklar bu atölyelerde gönüllülerle beraber mutlu ve eğlenceli vakitler geçirirler. Çocuklar burada kendi özgüvenlerini kazanıp, sorumluluk sahibi olmak, dünyaya karşı duyar kazanmak gibi kazanımlara sahip olurlar. Yaratıcılıklarını ve sosyal becerilerini geliştirirler.

-Melek Demir

Merhabalar, Ben Ecrin. Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı’nda Renkli Kalemler etkinliğinde yer alıyorum. Renkli Kalemler, Okuyorum Öğreniyorum Atölyesi’nin bir etkinliği olup Yapı Kredi sponsorluğunda bir
gazetecilik etkinliğidir. Bu etkinlikte gazetecilik hakkında eğitim almış olan gönüllülerimiz bizlere gazetenin ne olduğunu, nasıl yazılması gerektiğini, nelere dikkat etmemiz gerektiğini slaytlarla, eğlenceli etkinliklerle, gazete alanında çalışan mentorlerle ve gezilerle öğretiyorlar. Tüm bu eğitimleri çok eğlenceli ve çok güzel şekilde veriyorlar. Ben bir gazetede çalışmaktan , gazetecilik hakkında bilgiler öğrenmekten çok mutluyum ve Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı’nı çok seviyorum.

Renkli Kalemler etkinliği boyunca gerçek gazeteciler ile tanıştık. Onları tanımak için röportajlar yaptık.
Bizlere gazetecilerin nasıl ve ne şartlarda çalıştıklarını göstermek ve anlatmak için bizleri gezilere götürdüler. Örneğin, Basın Müzesi’ne gittik ve bu müzede geçmişten günümüze fotoğraf makinelerini, daktiloları, eski bilgisayarları, fotoğrafların makinelerden elle tutulabilir hale dönüştürüldüğü karanlık odayı, gazetelerin basıldığı eski matbaaları gördük.

Ayrıca bu müzede bizi en çok etkileyen şeylerden biri ölen gazetecilerin hatıralarının yer aldığı odaydı. Onlara ait fotoğrafları, kıyafetleri, eşyaları, kendilerine ait kalemleri, daktiloları inceledik. Böylesine
bağlı oldukları gazetecilik, gerçek ve doğru haber uğruna hayatlarını kaybetmeleri çok etkileyici ama acıydı. Gazetecilerimiz ve gönüllülerimizle bu gezilere katılmak çok güzeldi ve beni mutlu etti.

Ecrin ALPBOĞA